Öneri

Bir sözleşmeden bahsedebilmek için öncelikle iki tarafa ihtiyacımız vardır. Bu iki taraf; satış sözleşmelerinde alıcı ve satıcı, kira sözleşmelerinde kiracı ve kiraya veren, ödünç sözleşmelerinde ödünç veren ve ödünç alandır. Sözleşme kurulabilmesi için ise iki tane irade beyanı olmalıdır. Bunlar öneri ve kabul beyanlarıdır. 

Öneri, sözleşmenin kurulabilmesi için taraflardan birinin sözleşme kurulmasına yönelik girişimde bulunması, adım atması, karşı tarafa bir beyanda bulunmasıdır. Kabul ise öneri beyanına karşılık olarak yöneltilen, onunla uyuşan ve sözleşmenin kurulmasını sağlayan irade beyanıdır.

Öneri Nedir

Öneri, bir sözleşmenin kurulabilmesi için karşı tarafa ulaşması gereken ve sözleşmenin esaslı unsurlarını içeren bir irade beyanıdır. Eski adıyla “icap” da denmektedir. Sözleşmenin ilk adımı ve olmazsa olmazıdır ve 6098 sayılı Borçlar Kanunumuzun 3 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.

Günlük yaşantıda en çok kullanılan hukuki kavramlardan birisidir aslında. Bir market alışverişinde, komşumuzdan geri getirmek üzere bir şey aldığımızda veya arabamızı park etmek için bir otoparka bıraktığımızda. Bunların hepsi bir sözleşmedir ve bu sözleşmelerde farkında olmasak da mutlaka bir öneri beyanı söz konusudur. Örneğin marketten alışveriş yaparken market sahibinin fiyatlarını yazarak raflara koyduğu ürünler birer öneridir. Siz bu ürünleri alıyorum dediğinizde satış sözleşmesi kurulmuş olur. Örnekten de anlaşılacağı üzere öneri her zaman ben şu ürünü şu fiyata almak istiyorum veya ben şu evi şu bedele kiralamak istiyorum şeklinde olmayabilir. Bir market sahibinin fiyat belirterek ürün sergilemesi veya bir kıyafet dükkânında mağaza sahibinin fiyatlarını üzerlerine koyarak kıyafetleri vitrin de göstermesi birer öneridir.

Önerinin Koşulları

Bir öneriden bahsedebilmek için ilk olarak önerinin sözleşmenin esaslı unsurlarını içermesi gerekmektedir. Sözleşmenin esaslı unsurları ise bir sözleşmenin kurulabilmesi için olmazsa olmaz unsurlardır. Yani belirtilmediği durumda sözleşme yapılamayacak olan hususlardır. Bir satış sözleşmesi için satılacak malın fiyatı belirlenmeden ortada bir satış sözleşmesinden bahsedebilmek mümkün değildir. Örneğin, bir araba alacağınız zaman ben yolun kenarında park halinde duran beyaz arabayı 100.000 TL’ye almak istiyorum derseniz bu bir öneri beyanı olur. Ancak ben senden araba almak istiyorum derseniz bu bir öneri olmaz. Çünkü karşı taraf tamam bende sana satıyorum diyerek kabul ettiğinde satılacak malın fiyatı belirlenmediği için sözleşmesi kurulmamıştır.

Sözleşmenin esaslı unsurlarını içermesinin yanında ikinci olarak önerinin ciddi olması ve bağlanma iradesi taşıması gerekmektedir. Nitekim 6098 sayılı Kanunun 8. maddesindeÖneren, önerisi ile bağlı olmama hakkının saklı olduğunu açıkça belirtirse veya işin özelliğinden ya da durumun gereğinden bağlanma niyetinde olmadığı anlaşılırsa, önerisi kendisini bağlamaz” hükmüne yer verilmiştir. Örneğin şaka yoluyla arkadaşınızın arabasını piyasa değerinin çok altında bir fiyata size satabileceğini söylese bu gerçek bir öneri niteliği taşımaz. Çünkü arkadaşınızın bu önerisinden bağlanma iradesinin olmadığı herkes tarafından açıkça anlaşılabilir bir durumdur. Bu nedenle sizin kabul beyanınızla sözleşme ilişkisi kurulmuş olmaz.

Öneri beyanı sözleşmenin esaslı unsurlarını içermelidir.
Önerinin Türleri

Kanununda öneri iki şekilde düzenlenmiştir. Süreli ve süresiz öneri. Süreli öneride adında anlaşılacağı üzere öneride bulunan taraf karşı tarafa bir süre vermektedir ve bu süre içerisinde kabul beyanı gelmezse önerisi ile bağlı olmadığı belirtmektedir. Örneğin, Kira sözleşmesinde konutu kiralayacak olan kişi ilgili daireyi 1.000,00 TL ye kiralayabileceğini ve 2 saat içerisinde dairenin sahibinden cevap beklediğini söylerse, bu kişi iki saatin sonunda önerisi ile bağlı olmayacaktır.

Süresiz öneride de her ne kadar süre belirtilmemiş ise de tarafların iradelerinden önerinin geçerlilik süresi anlaşılacaktır. Karşı karşıya sohbet eden kişiler arasında normal koşullarda önerinin hemen kabul edilmesi gerekirken, bir mektup ile öneride bulunulması durumunda mektubun postada geçen süresi hesaplanarak makul bir süre belirlenecektir. Nitekim Borçlar Kanunun 4. maddesindeKabul için süre belirlenmeksizin hazır olan bir kişiye yapılan öneri hemen kabul edilmezse; öneren, önerisiyle bağlılıktan kurtulur. Telefon, bilgisayar gibi iletişim sağlayabilen araçlarla doğrudan iletişim sırasında yapılan öneri, hazır olanlar arasında yapılmış sayılır” düzenlemesine yer verilmiştir. Sonuç olarak süresiz öneride süre belirlenmedi diye öneride bulunandan sonsuza kadar bu önerisi ile bağlı kalması beklenmemelidir.

Öneriye Davet

Sözleşmenin esaslı unsurlarını taşımamakla birlikte sözleşme kurulmasına yönelik bir girişim niteliğindeki irade beyanları öneriye davet olarak adlandırılır. Öneriye davet çeşitli şekillerde olabilir. Ancak en yaygın olarak görülen reklam panoları, fiyat yazmayan ürün broşürleri şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Örneğin bir mağazanın önünden geçerken vitrinde bir kıyafet gördünüz ve kıyafetin üzerinde de fiyat yazmıyor. İşte bu mağazanın önünde kıyafetin sergilenmesi öneriye davettir. Çünkü vitrinde fiyat yazmıyor ve sizin alıyorum demenizle satış sözleşmesi kurulmuyor. Siz bu kıyafeti gördükten sonra dükkân sahibi ile görüşürken öneri ve kabul beyanları oluşur ve satış sözleşmesi gerçekleşir.

Öneri” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial