Kira Sözleşmesi Nasıl Yapılır

Kira Sözleşmesi Nedir

Kira sözleşmesi dediğimizde pek çok insanın aklına konut ve dükkanların kiralanmasına ilişkin yapılan anlaşmalar gelecektir. Ancak kira kavramı bundan çok daha geniş bir kavramdır. Ödünç sözleşmesi ile oldukça benzerlik gösteren kira sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 299. maddesindekiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır.

Konut ve Çatılı İşyerlerinde Kira Sözleşmesi

Yaygın kullanımı ve günlük hayatta daha çok ihtiyaç duyulan bir konu olması nedeniyle konut ve çatılı işyerlerinde kira sözleşmelerine değinmek daha faydalı olacaktır. Konut ve çatılı işyerleri kiraları Türk Borçlar Kanunumuzda ayrıca düzenlenmiştir. Kanunun 339. maddesinde geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazların 6 ay ve daha kısa süreli kiralanmalarında bu bölüme ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı belirlenmiştir. Dolayısıyla 6 aydan daha uzun süreli konut kiralarında bu bölüme ilişkin hükümler uygulanacaktır.

Kira sözleşmeleri ile ilgili hususlar 6098 sayılı Borçlar Kanunda düzenlenmiştir
Konut Kiralama Sözleşmelerinde Şekil

6098 sayılı Kanunda kira sözleşmeleri ile ilgili bir şekil şartı belirlenmemiştir. Buna göre yapılacak konut kirasına ilişkin sözleşmelerde de bir şekil şartı yoktur. Ancak şuna dikkat etmek gerekir sözleşmenin kurulması için şekil şartı gerekli olmasa bile herhangi bir uyuşmazlıkta sözleşmenin yazılı olarak yapılması ispat kolaylığı sağlayacaktır. Gerek sözleşmenin süresinin gerekse kira ücretinin ispatında kira sözleşmesi en azından yazılı yapılmazsa zorluk yaşanacaktır.

Aşağıda da konut kiralamalarında kullanılabilecek kira sözleşmesi örneği mevcuttur.

Konut Kiralama Sözleşmelerinde Kira Bedeli

Sözleşme serbestisi ilkesi kapsamında kiraya veren ve kiracı kira bedelini özgürce kararlaştırabilecektir. Kira sözleşmelerinde esas problem yeni kira döneminde kararlaştırılacak kira bedeli konusunda olmaktadır. 6098 sayılı Kanunun 344. maddesinde kira bedelinin belirlenmesi ile ilgili şu hükme yer verilmiştir: “Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir.”. Söz konusu hüküm kapsamında taraflar bir önceki yılın TÜFE ortalamasını geçmeyecek şekilde anlaşma sağlayabilirler. Ancak çoğunlukla kiracı bu oranının altında bir artışla kira bedeli ödemek isterken, kiraya veren ise bir önceki yılın TÜFE ortalamasında hatta bunun da üzerinde bir artışla kira bedeli talep edebilmektedir. Bu noktada karşılaşılabilecek uyuşmazlıklarda ise kira bedelinin belirlenmesi için kira tespit davası açılması gerekmektedir. Kiraya veren tarafından belirlenen kira bedeli mutlak değildir. Bu noktada muhakkak surette anlaşması sağlanması, anlaşma sağlanamama durumunda ise mahkemece tespit edilmesi gereklidir.

Kira Sözleşmeleri kural olarak herhangi bir şekle bağlı değildir.
Kira Bedelini Mutlaka Banka Aracılığıyla Yatırın

Kira bedelinin ödenmesi ile ilgili en yaygın yapılan hatalardan birisi de kira bedelinin elden ödenmesidir. Özellikle uzun yıllar kiracılık ilişkisi veya zamanla kurulan samimiyetten dolayı elden kira bedeli ödemeleri ile sık sık karşılaşılmaktadır. Ancak kira ödemelerinin banka aracılığı ile yapılması ispat açısından çok önemlidir. Kötüniyetli bir kiraya verenin ödemenin hiç yapılmadığını söylemesi durumunda kiracının ödediğini ispat etmesi gerekecektir.

Kira Sözleşmelerinde Güvence Nasıl Verilmelidir.

Kira sözleşmelerinde kiraya verenler depozito adı altında güvence bedeli talep etmektedirler. Yine bu noktada karşılaşılan problemlerden bir tanesi kira sözleşmesi öncesinde elden verilen nakit güvence bedelinin sözleşme sonunda kiraya veren tarafından geri verilmek istenmemesi. Sözleşme sonunda sözleşme hükümlerine uygun olarak kiralananı kullandığını iddia eden kiracı güvence bedelini kiraya verenden talep ederler. Oysa kiraya verenler genellikle sözleşme öncesinde peşin olarak aldıkları nakit parayı artık kendine aitmiş gibi görürler ve sözleşme sonunda kiralanan üzerinde çeşitli eksiklikler olduğu bahanesi ile bu parayı iade etmek istemezler. Bu konuda Kanunumuz güvence bedeline ilişkin önemli bir düzenleme getirmektedir. 6098 sayılı Kanunun 342. maddesinde güvence bedelinin en çok 3 aylık kira bedeli ile sınırlı olduğu belirtilmiştir. Maddenin devamında ise güvence bedelinin nasıl alınacağı ile ilgili şu hükme yer verilmiştir: “Güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere, parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırır, kıymetli evrakı ise bir bankaya depo eder. Banka, güvenceleri ancak iki tarafın rızasıyla veya icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir.”. 

Kira sözleşmesi sona ermekle birlikte kiracı ile kiraya verenin anlaşamaması durumunda kiraya verenin dava açması veya icra takibi başlatması gerekir. Ancak kiraya verenin hem anlaşmaması hem de kiracıya karşı aksiyon almaması durumunda kiracının da haklarını korumak adına kira sözleşmesi sona erdikten 3 ay geçtikten sonra güvence bedeli kiracıya iade edilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial