Kabul

Öneri beyanına karşılık olarak ve bu beyanda yer alan teklife verilen olumlu cevaba kabul adı verilir. Kabul beyanı, “Sözleşme” ilişkisinin kurulmasını sağlayan beyandır. “Öneri” kadar karmaşık olmasa da kabulün de belirli koşulları taşıması gerekmektedir.

İlk olarak kabulün en önemli özelliği öneri beyanı ile tam olarak uyuşmasıdır. Örneğin Bir mobilyacıdan ikili koltuk almak isteyen bir kişi, işaret etmiş olduğu mavi ikili koltuğu 2.000,00 TL ye almak istediğini söylerse öneride bulunmuş olur. Buna karşılık mobilyacının o teklifi kabul ettiğini söylemesi kabul beyanını oluşturur. Ancak mobilyacı ikili yerine üçlü aynı renk koltuğu aynı fiyata verdiğini söylerse bu bir kabulü oluşturmaz yeni bir öneridir. Çünkü buradaki mobilyacının beyanı, koltuğu almak isteyen kişinin öneri beyanı ile tam olarak uyuşmamaktadır.

İkinci olarak kabulün öneride bulunana yöneltilmiş olmasa gerekmektedir. Borçlar hukukunun önemli ilkelerinde birisi sözleşmenin tarafını seçme özgürlüğüdür. Bunun sonucu olarak da kişi sözleşmeyi yapacağı kişiyi seçme özgürlüğüne sahiptir. Kabulde beyanında bulunan taraf, öneride bulunan koşulları kabul etmesine rağmen sözleşmeyi öneride bulunan kişi ile kurmak istemeyebilir. Bu nedenle kabulün öneri beyanı ile uyuşması gerekmekle birlikte öneri beyanında bulunana yöneltilmesi gerekmektedir.

Kabulün Türleri

Kabulün ortaya konulması iki türlü olabilir. Bunlardan birincisi açık bir kabuldür. Genellikle de sözleşme ilişkilerinde kabul beyanı açık olarak ortaya konulur. Örneğin, bir ürünü almak isteyen kişinin önerisine karşılık olarak açık bir şekilde teklifin kabulünü sözlü olarak iletilmesi açık kabulü oluşturur. Açık kabulün ifade edilişinde belirli bir şekil şartına veya belirli sözleri söylemesine gerek yoktur. Karşı tarafa açıkça önerinin kabul edildiğini ifade edecek her türlü sözlü cevap kabulü oluşturur.

Ancak bazı durumlarda kabul beyanı örtülü olarak da yapılabilir. Bu durumda kişinin örtülü kabul beyanı ile sözleşme ilişkisi kurulmuş olur. Örtülü kabulde karşı tarafça önerinin tam olarak kabul edildiğinin anlaşılması yeterlidir. Örneğin, satış sözleşmesine konu ürün ilgili alıcının önerisine karşılık satıcı tarafından ürünün paketlenmesi veya bir markette rafta yer alan bir çikolatanın müşteri tarafından yenmeye başlanması örtülü kabulü oluşturur.

Sükût İkrardan Gelmez!

Toplumda yanlış bilinen ifadelerden birisi “sükût ikrardan gelir” sözüdür. Ancak hukukta normal koşullarda sükût ikrardan gelmez. 6098 sayılı Kanunun 7. maddesinde de “Ismarlanmamış bir şeyin gönderilmesi öneri sayılmaz. Bu şeyi alan kişi, onu geri göndermek veya saklamakla yükümlü değildir” düzenlemesi ile bir öneriye sessiz kalmanın kabul anlamına gelmeyeceği belirtilmiştir.

Ancak bazı durumlarda vardır ki sükut ikrardan gelir. Az önce dediğimiz gibi istisnaen söz konusu bir durumdur. 6098 sayıl Kanunun 6. maddesinde konu ile ilgili “Öneren, kanun veya işin özelliği ya da durumun gereği açık bir kabulü beklemek zorunda değilse, öneri uygun bir sürede reddedilmediği takdirde, sözleşme kurulmuş sayılır” düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre özellikle mesleği gereği yapmakta olduğu iş ile ilgili kendilerine yöneltilen bir öneriye sessiz kalan kişiler o öneriyi kabul etmiş sayılırlar. Örneğin, bir avukata bir dava ile ilgili görüş soran ve davaya bakmasını öneren kişiye karşı avukatın sessiz kalması kabul niteliğinde olacaktır. Yine bir özel bir doktora muayene olmaya giden bir hastanın doktora tedavi olmak için bulunduğu öneriye doktorun sessiz kalması kabulü anlamına gelecektir.

Kabul” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial