İtirazın Kaldırılması

Toplumsal hayatta kişiler arasında alacak ilişkisi sıklıkla söz konusu olmaktadır. Ancak her zaman alacak ilişkisi borçlunun borcunu ödemesi ile sonuçlanmayabilir. Bu durumda alacaklılar cebri icra yoluyla alacaklarını elde etme yoluna gidebilmektedir. Bunu yaparken borçluya dava açarak mahkeme aracılığıyla alacağını elde etme yoluna gidebilirken bazende icra dairelerine başvurarak ilamsız icra takibi başlatabilmektedir. İşte bu noktada borçlulardan alacağını elde edebilmek için icra dairesi aracılığıyla ilamsız icra takibi başlatılarak gönderilen ödeme emrine, borçlunun itirazı icra takibini durdurmaktadır. Buna karşılık olarak icra dairesince ödeme emri gönderilen borçlunun, süresi içerisinde itirazına karşılık olarak alacaklının başvurduğu yola itirazın kaldırılması adı verilir.

İtirazın kaldırılmasına yönelik talep doğrudan icra dairesine değil icra mahkemesine gönderilir. İcra mahkemelerince incelenen talebin neticesinde mahkemece bir hükme varılır. Bunun neticesinde ya alacaklı tarafından başlatılan takip, itirazın kaldırılmasına ilişkin talebin reddi nedeniyle ortadan kalkar ya da borçlu aleyhine sonuçlanarak haciz aşamasına geçilir.

İtirazın kaldırılması kesin kaldırma ve
geçici kaldırma olarak ikiye ayrılır
İtirazın Kesin Olarak Kaldırılması

2004 sayılı İcra İflas Kanunumuzun 68. maddesi şu şekilde düzenlenmiştir: “Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dâhilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir”. Buna göre Kanunda itirazın kesin kaldırılmasına başvurulabilmesi belirli kriterlere bağlanmıştır. Alacaklı ancak elinde belirli belgeler varsa itirazın kesin kaldırılması yoluna başvurabilecektir. Bu belgeler;

– Borçlu tarafından imzası ikrar edilen senet

– Noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senet

– Resmi daireler veya yetkili makamca usulüne uygun düzenlenen belgeler

Kanunun 68/b maddesi 3. fıkrası hükmü gereği kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri,

olarak ifade edilebilirler. Alacaklının itirazın kesin kaldırılması yoluna başvurabilmesi için altı aylık bir süresi söz konusudur. Ancak burada alacaklının bir seçimlik hakkı mevcuttur. Alacaklı Kanunu 67. maddesine göre genel yetkili mahkemelerde itirazın iptali davası da açabilecektir.

İtirazın kesin kaldırılması yolunda borçlunun itirazını haklı gösterecek bir belge ibraz etmesi zorunludur. Çünkü alacaklı Kanunda sayılan belirli niteliklere sahip belge ile gelmiştir. Bu nedenle borçlunun da en az onun kadar niteliğe sahip bir belge ile gelmesi gerekmektedir. Borçlu, 68. maddenin 1. fıkrasında yer alan nitelikleri sahip bir belge ile gelirse bu durumda alacaklının talebi reddedilir.

Alacaklının bu durumda borçlu tarafından ibraz edilen yukarıdaki nitelikleri belirtilen belgelerdeki imzaya itiraz etmesi mümkündür. Bu durumda mahkemece imzanın tespitine ilişkin inceleme yapılacak ve ona göre karar verilecektir.  İtirazın kaldırılmasına ilişkin talebi kabul edilirse borçlu, kabul edilmez ise alacaklı bir diğerinin isteği üzerine takip konusu tutarın yüzde yirmisinden az olmamak koşulu ile tazminata mahkûm edilir.

İtirazın kesin kaldırılmasında alacaklı
isterse itirazın iptali davası açabilir
İtirazın Geçici Kaldırılması

Ödeme emrine karşılık olarak borçlu tarafından yapılan itiraz imzaya itiraz şeklinde de yapılabilir. İmzaya itirazın borçlu tarafından ayrıca belirtilmesi gerekir. Aksi takdirde imzayı kabul etmiş sayılacaktır. Bu durumda borçlu  tarafından imzaya itiraz edilmesi durumunda alacaklı itirazın geçici kaldırılması yoluna başvuracaktır. İtirazın geçici kaldırılması müessesesi Kanunun 68/a maddesinde “itirazın geçici olarak kaldırılması” başlığı altında şu şekilde düzenlenmiştir: “Takibin dayandığı senet hususî olup, imza itiraz sırasında borçlu tarafından reddedilmişse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir.”.

İtirazın geçici kaldırılması bir imzaya itiraz olduğundan dolayı hâkim tarafından bir inceleme yapılır. İtiraz konusu belgede yer alan imzanın borçluya ait olup olmadığını inceler. Eğer imzanın borçluya ait olduğuna kanaat getirirse itirazın geçici kaldırılması kararı verecektir.

İtirazın geçici kaldırılması başvurusunda halinde hâkim iki taraftan da izahat alır ve duruşmaya çağırır. Bu duruşmaya borçlunun mazeret bildirdiği durumlar dışında muhakkak gelmesi gereklidir. Eğer borçlu bu duruşmaya gelmezse hâkim hiçbir inceleme yapmadan itirazın geçici olarak kaldırılmasına karar verir. Borçlunun duruşmaya gelmemesi veya gelip hâkim tarafından imzanın borçluya ait olduğuna karar verilmesi durumunda borçluya, borcun yüzde onu tutarında para cezası verir.

Hâkim tarafından yapılan incelemede imzanın borçluya ait olmadığına da karar verilebilir. Bu durumda da itirazın geçici kaldırılması başvurusu reddedilir ve borçlu takipten kurtulur. İtiraz talebinin reddi veya kabulü halinde haklı olan tarafına talebi üzerine diğer taraf borcun yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Ayrıca gerek söz konusu tazminat gerekse yüzde onluk para cezası taraflardan birinin dava açması halinde o dava sonuçlanıncaya kadar durur.

İtirazın geçici kaldırılması başvurusunda alacaklının talebinin kabulü durumunda doğrudan haciz işlemine başlanılmaz. Borçlunun borçtan kurtulma davası açma hakkı söz konusu olacaktır. Bu nedenle alacaklı ancak geçici haciz isteyebilir.

İtirazın Kaldırılması” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial