İşe Başlatmama Tazminatı

İş hayatında işverenler çalışmak istemedikleri işçileri ile iş sözleşmesini sürdürmek istemezler. İş sözleşmesini sürdürmek istemeyen işveren sözleşmeyi sona erdirirken “İşverenin Geçerli Nedenle Fesih Hakkı” ve “İşverenin Haklı Nedenle Fesih Hakkı” başlıklı yazılarımda bahsettiğimiz geçerli nedene veya haklı nedene dayanmak zorundadır. Eğer işveren söz konusu fesih bildirimini kanunda belirtilen şekilde yapmazsa, işçi tarafından İşe İade Davası açma imkânı söz konusu olacaktır. İşe iade davası sonucunda işçinin hak kazanabileceği tazminatlardan birisine de işe başlatmama tazminatı adı verilir.

İşe başlatmama tazminatı, iş sözleşmesini haksız olarak fesheden ve mahkemece verilen işe iade hükmünü uygulamayan işverene verilen bir yaptırımdır. Kanun, iş sözleşmesinin fesih koşullarını açıkça hüküm altına almıştır. Buna göre “İş Güvencesi Hükümleri Nedir” başlılıklı yazımızda anlattığımız iş güvencesinden yararlanan işçilerin iş sözleşmeleri ancak belirtilen şekillerde feshedilebilecektir. Aksi durumda işverenler açısından yeterli caydırıcılık olmayacak ve işçilerin iş sözleşmelerini sonlandırarak onları mağdur edebileceklerdir.

İşe Başlatmama Tazminatının Koşulları

4857 sayılı İş Kanunun 21. Maddesinde işe başlatmama tazminatı ile ilgili “işverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.  Buna göre işe başlatmama tazminatı işvereninin işe iade davası sonucunda işçiyi işe başlatmamasının karşılığıdır. Eğer işveren işçiyi işe başlatırsa bu durumda işe başlatmama tazminatı söz konusu olmayacaktır. Bu kapsamda işe başlatmama tazminatının söz konusu olabilmesi için gerekli koşulları teker teker inceleyelim.

a) İşe İade Davası Açması

Mahkemece işverenin işe başlatmama tazminatı ödenmesine hükmedilmesinin ilk koşulu işçi tarafından açılan işe iade davasıdır. “İşe İade Davası ve Sonuçları” başlıklı yazımızda detayları ile anlattığımız işe iade davasının açılabilmesi için;

-iş güvencesi hükümleri söz konusu olmalı

-işveren tarafından haksız fesih gerçekleştirilmiş olmalı

-işçi tarafından arabuluculuğa başvurulmuş ve arabuluculukta anlaşma sağlanamamış olmalı

Bütün bu şartların sağlanması durumunda işçi işe iade davası açabilecektir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta işçinin doğrudan dava açamayacak olmasıdır. 7036 sayılı Kanunun 3. maddesi hükmü gereğince işçi süresi içinde arabuluculuğa başvuracak, arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa dava açacaktır.

b) İşçinin İşverene Başvurması

Arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamaması halinde süresi içinde işçi tarafından açılan işe iade davasında mahkeme işe iade talebini reddedebileceği gibi işçinin işe iadesine de hükmedebilecektir. İşe iadesine karar verilmesi durumunda işçi 10 gün içerisinde işverene başvurmak zorundadır. 4857 sayılı Kanunun 21. maddesinin 6. fıkrasında bu husus “İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre işçi 10 günlük süre içerisinde işverene başvurmak zorunda olup. Bu 10 günlük süre işçi için hak düşürücü süredir. Eğer bu süre içerisinde işçi işverene başvurmazsa, geçersiz olduğuna hükmedilen fesih işlemi geçerli hale gelecektir.

İşe iade davalarında işe iadeye hükmedilmesi halinde mahkemece takdir edilen tazminatlar işveren açısından çok ağır olabilmektedir. Feshin geçersizliği halinde her halükarda 4 aylık boşta geçen süre ücretine, işçinin işe başlatılmaması halinde de en az 4 aylık işe başlatmama tazminatına hükmedilmektedir. Ancak işçi işe iade davası sonucunda 10 gün içerisinde işverene başvurmazsa işveren hem boşta geçen süre ücretini hem de işe başlatmama tazminatını ödemekten kurtulabilecektir. Bu nedenle işçi tarafından söz konusu süre içerisinde yapılacak başvurunun kanıtlanabilir olması çok önemlidir. Kanunda işçi tarafından yapılacak başvuruya ilişkin bir şekil şartı belirlenmemiştir. Uygulamada da sıklıkla hak kaybına uğramamak adına noter aracılığıyla ihtarname gönderilmektedir.

işe başlatmama tazminatı en az 4 aylık en fazla 8 aylık ücreti tutarında olmak üzere işçinin kıdemine göre mahkemece hükmedilir.
c) İşveren Tarafından İşçinin İşe Başlatılmaması  

İşçi tarafından işe davasının sonucunda süresinde işverene başvurulması sonrasında, işveren işçiyi işe başlatacaktır. Bu durumda Kanunda “ …işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır” şeklinde ifade edilmiştir. Ancak uygulamada işverenin işçiye gönderdiği işe başlama daveti ile ilgili sık sık uyuşmazlıklar söz konusu olmaktadır.

Öncelikle işe iade davası sonucunda işçisini işe başlatmak isteyen işverenin aynı koşullarda bir iş teklifi sunması gerekecektir. Eğer işverenin sunduğu yeni iş, işçinin eski işine göre koşulları ağırlaştırıyor ise bu durumda usulüne uygun bir iş teklifinden bahsedilemeyecektir. Örneğin, Ankara Mamak da ikamet eden bir işçi evine yakın bir markette çalışırken iş sözleşmesi geçersiz şekilde feshedilmesi durumunda işe iade davası açabilecektir. Açılan işe iade davasında mahkemece işe iadeye hükmedilmesi halinde market sahibi o işçiyi aynı veya daha yakın bir şubede aynı ücretle işe başlatacaktır. Eğer işçiyi evine çok uzak bir şubede çalışması için işe davet mektubu gönderirse işçi bu teklifi kabul etmek zorunda değildir.

İşverenin gönderdiği işe başlama davet ile ilgili bir başka uyuşmazlık da işçinin işe başlamada samimi olmadığı durumlarda söz konusu olmaktadır. İşe iade davası sonucunda işçi lehine ciddi tazminat tutarlarına hükmedilmektedir. Husumetli olarak işyerinden ayrılan işçiler bazen işe başlamak istememesine rağmen yalnızca tazminata hak kazanabilmek için işverene başvurmakta ve işvereninin işe başlama davetlerini de çeşitli bahanelerle kabul etmek istememektedir. Ancak burası çok önemlidir ki usulüne uygun olarak yapılan işe başlama davetinin kabul etmeyen işçi işe başlatmama tazminatını alamayacağı gibi boşta geçen süre ücretine de hak kazanamayacaktır. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/9635 Esas 2019/8207 Karar sayılı kararında “İşveren tarafından yapılan çağrıya rağmen, işe başlamayan davacı yönünden ilk fesih geçerli feshin sonuçlarını doğuracağından sözü edilen fesih tarihine göre davaya konu kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti hesaplanarak hüküm altına alınmalı, boşta geçen süre ücreti isteğinin reddine karar verilmelidir” şeklinde ifade edilerek işçinin boşta geçen süre ücretine de hak kazanamayacağı belirtilmiştir.

İşe Başlatmama Tazminatının Hesaplanması

İşe başlatmama tazminatının miktarı kanunda en az 4 ay en çok 8 ay olarak belirlenmiştir. Söz konusu tazminatı miktarı işçinin kıdem süresi ile doğru orantılıdır. Bununla ilgili olarak yargı kararlarında hükmedilecek tazminat tutarı ile ilgili objektif bir değerlendirme yapılmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2015/6315 Esas 2015/13291 Karar sayılı kararında “6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır” hükmüne yer verilmiş ve belirlenecek tazminatı miktarını işçinin kıdemine göre artırmıştır.

İşe başlatmama tazminatı belirlenirken işçinin çıplak brüt ücreti dikkate alınacaktır. Oysa işe iade davası sonucunda hükmedilen boşta geçen süre ücretinde giydirilmiş brüt ücret dikkate alınıyordu. Ancak boşta geçen süreye ilişkin ödeme bir ücret, işe başlatmama durumunda ödenen ise bir tazminat olduğu için söz konusu farklılık doğmaktadır. Ayrıca işe başlatmama tazminatından damga vergisi kesintisi yapılırken gelir vergisi kesintisi yapılmayacaktır. Maliye Bakanlığının 272 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde işe başlatmama tazminatlarının gelir vergisinde istisna edildiği düzenlenmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial