Genişletilmiş Yönetim Hakkı

Çalışma Koşullarında Esaslı Değişiklik” başlıklı yazımızda bahsettiğimiz durumlarda işçiler bakımından dikkat edilmesi gerekli konulardan birisi işverenin genişletilmiş yönetim hakkıdır. Genişletilmiş yönetim hakkı, adından da anlaşıldığı üzere işverenin işçi karşısında sahip olduğu önemli yetkilerden birisi olan yönetim hakkının daha kapsamlı halidir. Bu hak çalışma koşullarında esaslı değişiklik durumlarına özgü olarak söz konusu olmakla birlikte işverene bazı kolaylıklar sağlamaktadır.

Çalışma koşullarında gerçekleştirilen değişikliklerin esaslı değişiklik mi yoksa işverenin yönetim hakkı kapsamında mı olduğu her olay için incelenmesi gereken önemli bir konudur. Nitekim Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2016/25609 Esas 2019/24000 Karar sayılı dosyasında “İş hukukunun en tartışmalı alanlarından biri çalışma koşullarının tespiti ile bu koşulların uygulanması, değişiklik yapılması, en nihayet işçinin kabulüne bağlı olmayan değişiklik ile işverenin yönetim hakkı arasındaki ince çizginin ortaya konulmasıdır.” ifadesi ile ayrımın zorluğuna dikkat çekilmiştir. Ancak yargı kararları ile esaslı değişikliğin çalışma koşullarını işçi aleyhine ağırlaştırması ilkesi benimsenmiştir.            

Netice itibarıyla işveren tarafından gerçekleştirilen değişikliklerin her zaman işçi aleyhine, bir husumet nedeniyle veya keyfi olarak yapıldığı düşünülmemelidir. Çünkü işveren, işletmenin menfaati veya işin gereği olarak işçilerinin çalışma yerlerinde değişiklik yapmak ya da ihtiyaç duyulan başka bir işte görevlendirmek durumunda kalabilir. Sonuç olarak işverenin işçiler üzerinde hiçbir yetkisinin olmadığı veya çalışma koşullarında herhangi bir değişiklik yapamayacağını kabul etmek de iş ilişkisinin doğası ile uyuşmayacaktır. İşverenin sahip olduğu bu hakkı yönetim hakkı olarak adlandırmaktayız.

Genişletilmiş Yönetim Hakkı Nedir

İşverence ileride yapılabilecek esaslı değişiklikler için iş sözleşmesinin yapılması sırasında işçiden onay alınmasına genişletilmiş yönetim hakkı adı verilir. Günümüzde sıklıkla kullanılan bu yöntem ile işverenler iş sözleşmesi veya işyeri uygulamaları ile ilgili yapılabilecek muhtemel esaslı değişikliklerde her defasında işçiden onay almak istememektedirler. Örneğin işçi ile yapılan iş sözleşmelerinde “il sınırları içinde veya dışında işveren tarafından gösterilecek herhangi bir yerde çalışmayı kabul ediyorum” , “işveren tarafından sağlanan servis yardımının kazanılmış hak olmadığını ve her zaman kaldırılabileceğini koşulsuz kabul ediyorum” veya “İşveren tarafından gösterilen her hangi bir işte çalışacağımı peşinen kabul ediyorum” gibi ifadelere yer verilerek işçiden önceden onay alınabilmektedir. İşte bu durum yargı kararlarında geçen ifadesi ile genişletilmiş yönetim hakkıdır.

Genişletilmiş yönetim hakkı, işverenin iş sözleşmesi ile işçiden aldığı ön izin onayına denir
Genişletilmiş Yönetim Hakkının Sınırı

İşverenin işçiden yukarıda bahsedildiği şekilde bir onay almasının önünde hukukun bir engel bulunmamaktadır. Ancak şu da bir gerçektir ki işverene sınırsız bir biçimde önceden böyle bir onay alma imkânı verilmesi işçi açısından da problemlere yol açabilecektir. Özellikle daha korunmaya muhtaç durumda bulunan ve çoğunlukla kendisine sunulan sözleşmeyi müzakere imkânına bile sahip olmayan işçi açısından ciddi sonuçları olabilecektir. Bu nedenle her ne kadar işverene genişletilmiş yönetim hakkı olanağı tanınsa bile bu hakkın yargı kararları ile sınırlandırıldığı ve denetlendiği görülmektedir.

İşveren, işçiden onay aldığı gerekçesi ile çalışma koşullarında keyfi olarak esaslı değişiklik yapmamalıdır. Ancak işletmenin veya işin gereği olarak bir değişiklik yapma ihtiyacını söz konusu olması durumunda işçiden onay aldığı gerekçesi ile bu değişikliği yapabilecektir. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13476 Esas 2020/721 Karar sayılı kararında “İş sözleşmesinde işçinin il sınırları içinde işverenin diğer işyerlerinde çalışmayı kabul ettiği yazılı olsa da sözleşme hükmü işverene sınırsız bir değişiklik yapma imkânı tanımaz” hükmü de söz konusu yetkinin sınırlı olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Ayrıca Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2016/15101 Esas 2019/12624 Karar sayılı kararında işveren tarafından işçinin görev yerinin değiştirilmek istendiği ve işçi ile imzalanan sözleşmede “sözleşme taahhütnamesi 2. maddede ise işçi, işverenin kendisinden talep etmesi halinde işverenin Türkiye’nin herhangi bir işyerinde açacağı, herhangi bir konu ile ilgili işletmelerinde çalışmayı kabul ve taahhüt eder” hükmünün yer aldığı ve işyeri değişikliğini işçinin kabul etmesinin zorunlu olduğunu iddia etmesine karşın mahkeme “bu sözleşmelerin boşluk doldurmalı olarak, genel işlem şartı teşkil edecek tarzda ve kapsamı çok geniş tutularak düzenlendiğinden bu şartların yazılmamış sayılacağına” karar vermiştir.

Yargıtay kararlarında da görüldüğü üzere genişletilmiş yönetim hakkı sınırsız bir şekilde kullanılamaz. Özellikle matbu şekilde hazırlanan ve işçiye müzakere şansı verilmeyen sözleşmelerde yer alan esaslı değişiklik onayı mahkemece dar yorumlanacak ve bu onaya istinaden amacına uygun kullanılmayan esaslı değişikliklere işçinin onay vermediği kabul edilecektir.

Genişletilmiş Yönetim Hakkı” için 3 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial